Kısa bir Antalya Kemer kaçamağından sonra tekrar burdayım... Artık yaz mevsimine inanan ruhum ve bedenim İstanbul^a döner dönmez üşüttü, bugün yataktan kırık halde kalktım... Vay arkadaş bu ne ısınmaz memleketmiş, bir geldik buz gibi, vücut dayanamadı bıraktı kendini... Hiç dönmesemiydik acaba dedik... Şu kırgın halimle sıcacık Kemer günlerinden kalma bir kaç post paylaşacağım sizlerle, umarım bir nebze de olsa içinizi ısıtır...
Im back from a short holiday 








Dün öyle çok yaz fotoğraflarına baktım ki, henüz o güzellikten kopamadım sanırım, böylece hem kendime yazı hatırlatıyorum hem de paylaşmadığım kombin postlarımı yapmış oluyorum... Neyseki bugün hava çok güzel, sabah sıkı bir serinliğin ardından güneş pırıl pırıl kucakladı... Umarım bundan sonra daha fazla soğumaz ve baharın tadı çıkmaya başlar... Bir başka Antalya hali daha sizlerle... Güzel bir hafta diliyorum herkese...
Again a summer post cause
Bahar ayının güzelliği de çıtı pıtı elbiselerimizi giyebiliyor olmak... Bazen şık, bazen spor, bazen rahat... Elbiseleri seven birisi olarak bu elbisemdeki fosfor detaylarını çok sevdim... Böyle göze sokmadan yeterli derecede detaylandırılınca hem fosforlu hem de capcanlı neon renkler daha da bir hoşuma gidiyor...
Spring is a beautiful season cause of bringing the freedom of wearing dresses... ;) Sometimes elegant, sometimes sportive, sometimes relax... I love to wear dresses
Bayram sabahı kahvaltısı annemde oluyor elbette, hep beraber toplanıp güzelce keyifli bir şekilde kahvaltımızı ediyoruz, adet yerini buluyor... Ben "Zara" beyaz dantel elbisemi tercih ettim, kız kardeşim Didem ise elektrik mavisi mini elbisesi ile "Zara" sandaletlerini kombinlemiş... Bir kaç detay da sofradan, herkese bayramının mutluluk içinde devam etmesini diliyorum dostlar...
Fotoğraflar / Photos; İrem TACHOULİ
Arada artık sizlerin de tanıdığı "Meleklerim" dediğim kız kardeşlerimin de stillerini paylaşıyorum... Elbette yakalayabildiğim zamanlar... :) Elde avuçta durmuyorlar... Didem'in bu stili çıtı pıtı geldi bana, zarif bir "V" yaka elbiseyi ince bir kemerle tamamlamış, kemerle aynı renkte babetler tercih etmiş... Fazla aksesuar kullanmamayı tercih ettiği için çıtı pıtı havasını devam ettirmiş... Biz 5 kız kardeşiz ve beşimiz de farklı bakıyoruz her konuya o yüzden
Sezonun hitlerinden olan puantiye eşlik ediyor bu kombinimde bana... Siyah rengin gizemiyle birlikte dantel detaylı etekler de eklenince ben bu minik elbiseyi çok sevdim... Bir de klasikçi davranıp sivri burun kalem topuk ayakkabılarımı giyince pek bir kadın kadın gibi geldi bana... ;) Bir de kadının olmazı karmaşık ruh halleri eklenince işte bu sadece fotoğraflara yansıyan kısmı, bir de içime baksanız bir de içimdeki aleve uzaktan dahi olsa el uzatsanız, işte o zaman kasıp
Bu kombin fotoğrafları güme gitti şimdiden kusura bakmayınız biricik okuyucularım... :) Ama vakit yoktu ve böyle kötü bir ışıkta en azından hiç olmamasından iyidir mantığıyla bunları çekebildik... :) Bu saten elbisem "İpekyol"... Çok ama çok severek almıştım giyince de haklı olduğumu gördüm, yazın bu sıcağında püfür püfür ve oldukça şirin bir görüntüsü olan bu elbisede detaylar şöyle; fiyonk desenli bir kumaş, etekte fırfırlar, göğüs ve sırttan
Sevgili... Gelişin ruhumu küstüğü renklerle barıştırdı... Güneşin sıcağını ayın seyrine doyulmaz halini hatırlattı... Sevgili... Gözlerinde gördüğüm an kendimi, işte o an dünya yeniden yaratıldı, bütün güzel şeylerle yeni baştan donatıldı... Adını sen koydum... Hiç durmadan dönen başım gibi kollarındayken, hiç durmasın dünyam... Sen hiç durmadan sev beni ne olur, hiç vazgeçmeden, hiç solmadan... Kalbimin orta yerinde açan çiçek bahçemin toprağısın
Verdiğimiz aradan sonra söyleyebileceğim tek şey dostlar "Zaman" dediğimiz şu elimizde tutamadığımız şey var ya, insan hayatından sadece bir günde bile öyle çok şeyi alıp götürebiliyor ki... Ya da bir diğer taraftan o kadar çok şey katabiliyor ki ruha... Benim için pek çok şeyin aynı anda yaşandığı bu aradan sonra anladığım şey "İnsanın içi başka çiçekleniyor bazen dışı ise bambaşka"... Bazen sessizliklerle kutlamak zorunda kaldığımız zaferlerimiz,
Pembeyi bir kaç zamandır bırakamıyorum... Yumuşak tonlarını da seviyorum canlı tonlarını da... Bana hep baharı anımsatıyor ve enerji veriyor, bakmayın yorgun halime, aslında biraz da bahardandır... :)





