Annemin Balkon Düzenlemesinden Detaylar…

Annem de ben de balkonlarımıza gözümüz gibi bakıyoruz… Oturduğumuz dublex dairelerde de geniş geniş pek çok sayıda balkon mevcut olduğu için her bir balkonda farklı bir tema oturtuyoruz… Bu annemin salon tarafındaki ana balkonu ve detayları benim içimi açıyor… Bol sakız sardunyası, cam güzelleri, küpe çiçeği, boru çiçeği… Astığı güzel şirin fenerleri, kullandığı yapay çiçekli ama gerçeğini aratmayan aksesuarları, o da mumlarını yakıyor, anne kız böyle ufacık şeylerden mutlu oluyoruz…

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

Yorum Yok / Yorum Yap

Çiçekler / Mum Işığı / Güzel Bir Yaz Gecesi …

Sevgilinize, eşinize, çok sevdiğiniz dostlarınıza, amaaaan kimse olmaz ise de boş verin elbetteki kendinize güzel hoş bir yaz gecesi ortamı hazırlamak istiyorsanız, mum ışığından ve çiçeklerin büyüsünden yararlanın derim… Hafif bir salata menü, gayet sade bir sofra düzeni, ama ışıl ışıl şıkır şıkır mumluklar ve mum ışığıyla muhteşem bir gece geçirebilirsiniz… Bir de yanınızda çiçekler varsa işte o zaman tam anlamıyla rahatlarsınız…

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

Yorum Yok / Yorum Yap

Özel Bir Gün İçin Şık Bir Sofra Düzenlemesi / Açık Renkler ve Çiçek Teması …

Kadehlerini süslediğim o güzel soframın diğer detayları da böyle… Örtü aile yadigarı antika bir masa örtüsü… Çok severim, çok ağır ve aynı zamanda her türlü düzenlememe ayak uyduran bir örtüdür… Gümüşlü yemek takımımı ve Paşabahçe’nin el yapımı harika kadehlerini tercih ettim… Gençliğine ve güzelliğine atıfta bulunmak için biricik kardeşimin, çiçeklerden yardım alarak ağırlığı biraz daha hafiflettim… Çatal bıçak takımı olarak mor gülleri olan porselen saplı takımımı kullandım… Gümüş boncuklar attım, bir de misafirlerin önlerine şirin cam tealight lıklarımın içerisinde simli kelebek mumlarımı yerleştirdim… Peçetelik olarak sofranın iki başına kısa ayaklı uzun gövdeli kadehler koydum… Ortaya da Tepe Home’da çeşitli versiyonlarını bulabileceğiniz bu şirin mi şirin çiçeğimi oturttum… Tabakların ortasına beyaz kağıt peçetelerimi kalpli ataçlarımla süsleyerek yerleştirdim… Masada düzenlenen sayıdan fazla misafir olabilme ihtimaline karşı her zaman konsolunuzu bir ilk yardım köşesi olarak dizayn edebilirsiniz… Ben de konsolumda yedek üniteler hazırladım… Kadehlerimi tabaklarımı dizdim, çatal bıçak takımımı yine onların şık vazosu içerisinde hazır tuttum, karafımı konsola koydum, böylece yemek masam sade ve şık oldu ve ayrıca ikramlarımı koyacağım servis masam daralmadı… Bunlar bazı pratik detaylar ve inanın bana çok işe yarıyor… Size verebileceğim bir diğer önemli tüyo ise ışıklandırma… Hiç bir zaman beyaz ışık tercih etmeyin, tasarruflu ampüllerin de sarı renkleri mevcuttur, hayatınıza beyaz ışığı sokmayın, çünkü objeleri ve onların güzel renklerini berbat göstermektedir…

Not: İnanın benim de gözüme yeni çarptı o günün heyecanı ile kızkardeşimle çatal bıçakları dizerken ufak bir yerleştirme hatası yapmışız, özürlerimi kabul ediniz… :) ) O kadarı da nazar boncuklarına destek olsun …

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

Yorum Yok / Yorum Yap

Şık Bir Sofra İçin Kadeh Süsleme …

Geçtiğimiz günlerde kız kardeşim için düzenlenen Nişan Bohçası etkinliği benim evimde gerçekleşti… Zaten kız kardeşimin nişan hazırlıklarını nişan detaylarını ve sonrasında gerçekleşen Bohça etkinliğini de detaylarıyla sizlerle paylaşacağım, tek zorlandığım konu resimleri elemek oluyor çünkü hepsi de birbirinden muhteşem…

Böyle özel bir günde şık bir sofra kurmaya çok özendim, temamı kardeşim de gencecik ve narin birisi olduğu için açık renk ve çiçeklerden oluşan bir tema olarak tasarladım… Sofranın detaylarından önce bu güzel sofra için kadehlerimi nasıl süslediğimi paylaşmak istiyorum… Tellere takılan minik silikon güllerden ve el işi cam nazar boncuklarımdan yararlandım… Çok zevk aldığım ve sonucu hoş olan bir çalışma oldu… Silikon güller demet halindeydi, birbirlerinden başlarını koparmadan ayırdım ve telleri düzelttim… Sarmaşık gibi kadehin ayağına dolarken cam nazar boncuklarını da geçiriverdim… Böylece gerçekten de zarif bir görüntü çıkmış oldu ortaya… Sofra temamı da sabitlemiş oldum…

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

2 Yorum

Sorgulama / Sorular / Soru İşaretleri / ???

Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu ara bu girdabın içerisinde sayılırım dostlar… Yaşadıklarımız, hayatın bize sundukları, beklentilerimiz ve geçmişimiz ile geleceğimiz arasındaki bağın kalitesi… Ben bundan 12 yıl önce internette tamamiyle gençliğin verdiği o edebiyat dolu günlerden yola çıkarak yazdıklarımı, şiirlerimi, ara ara denemelerimi paylaşmaya başlamıştım… İzedebiyat sağolsun onunla da rayımı sağlam bir şekilde oturtmuştum… Sonraları belki de daha Türkiye’de kimsenin kişisel web sitesi açmaya dair ne bir fikri ne bir girişimi olmadığı yıllarda ben daha ortaokulun sonu lise başı gibi kendi domainimi satın alıp bir şeyler yapmaya çabalamıştım… Blog mu o da ne, daha yok öyle şeyler, mynet diye bir yer var sana 20 mb yer veriyor, daha fazlası servetler istiyor… :) Zaten şablon seçeneğin yok, abuk subuk tek şablona mahkum, baktım bana göre değil, çocuk aklımla attım kendimi kodların arasına, html mi :) birileri duysa ne diyor bu ya der… Gözlerimin kör olacağı kadar yorulduğum zamanları bilirim, annemin kızım yeter dediği zamanları, sayfamın arkaplanına ilk arka plan efektini verebildiğim zamanki heyecanımı bilirim… Hey gidi zaman… Ne MSN ne Google … Var cirlop gibi bir ICQ ve arama motoru olarak ise Yahoo / Altavista … İşte devir o devir… Başlangıç bu kadar zahmetli, bu kadar emekli… Şimdi bakıyorum, herşey öylesine hızla tüketiliyor ki, önüne gelen sayfa açıyor, önüne gelen 1 / 2 ay sonra ünlü olurum, herkes bilir beni diyerek atıyor kendini bu aleme… Tamam esinlenmek çok güzel birşey, keşke herkes bu kadar pozitif şekilde bakıp hayata bir yerlerden başlasa, ama iş bir yerden sonra taklide hatta çirkin bir tabirle çalıp çırpmaya dönüşüyor… Bu artık içimdeki o eski günlerin canını acıtıyor… Çünkü çaba harcayan emek veren insanlar böylesine pembe bakmıyoruz biz yaptığımız işe, ya da reklam geliri ya da şöhret gibi saçma sapan emellere alet etmiyoruz emeklerimizi… SEVDİĞİM VE MUTLU OLDUĞUM için yapıyorum ben bu işi, Allah’a şükür hayat standartlarım bu gelirlere mahkum değil, ya da tek sosyalleşebildiğim yer burası da o yüzden kendimi bu ekrana gömüyor falan da değilim… Ben bu işi sevdiğim ve en çok ta gerçek anlamda mutlu olduğum için yapıyorum… Rekabetten anlamam, sadece güncellemeye bakarım kendimi, başkalarına bakarak hizaya çekerim yaptıklarımı, geride kalmak istemem, ama kimseyle s. yarışı yapacak ne vaktim var ne de ruh halim var … Sevgili blogger arkadaşlarım, artık bazı şeyleri gerçekten yapmak istiyorsanız yapın, kendinizi ve bizi boş ve anlamını yitirmiş bir sanal çöplüğe doğru itmeyin… Üzerine alınan alınsın, kendini bilen bana bir puan da burdan versin… Bu iş zaman ister, emek ister, ilgi ister… Bu iş 10 yazıyla 2 reklamla olmaz… Yıllarınızı vererek yetiştirdiğiniz bir parçanız gibi olmalı siteniz / blogunuz … Eğer bu söylediklerimi yanlış buluyor ya da önem vermiyorsanız bile lütfen bunu başaran insanlara bulaşmayınız… Bu benim sitem, içinde ben varım, benim sevdiğim her şey var ve hayatımı nasıl yaşıyorsam neleri benimsediysem onlar var… Lütfen uygun bulmayan girmesin, hem uygun bulmadığını düşünüp hem de bana abuk subuk mesajlar yazma zahmetine girmesin… Ben yaptığım şeyden çok memnunum, Allah’a şükür memnun olup takip eden 100lerce de insan var… Benimle paylaşımda bulunan bir sürü güzel insan var… Herkese teşekkür ederim… Başlangıç yapıp yardıma ihtiyacı olan herkese kalbim açık, dileyin elimden geleni yaparım… Bu sitenin adı YAŞAM STİL ve bu kavrama ait ne varsa beynimin içinde her zaman burada olmaya devam edecek… Yeni fikirlerim gelicek, yeni yollara giricem, geliştikçe gelişicem, herkese de aynısını dilerim… Sevgiler…

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

5 Yorum

İstanbul’u Seviyorum…

Yaşadığım şehre aşığım, çünkü bunu hakediyor… Bütün dertleri tasaları unutturuyor, bütün yorgunluğu alıyor… İşte böyle hoş bir akşamüstünden kareler… Mini turuncu elbise “Gina Tricot” … Aslında elbise değil “Long Tank” olarak kullanıma sunulmuş ama ben öyle kullanıyorum… Çantam “YKM” … Babetlerim hint babetleri… Kız kardeşim Çiğdem ve eşim Hakan’sa benim kendi cennet arşvimden… :) Bulunduğumuz mekan ise Çengelköy’ün en güzel yerlerinden, “Tarihi Çınaraltı” …

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

4 Yorum

Otantik Stil …

Hafta sonları insan için çok kıymetli oluyor hele de benim gibi eşiyle çok iyi uyum sağlayanlar için resmen dolu dolu geçiyor… Hiç sevmem ayrı ayrı hayatlarda takılan karı-koca modelini, o zaman neden evleniyorsunuz ki kardeşim, niye birbirinizi boyunduruk altına alıyorsunuz… Bu hafta sonu da ne yağmur dedik, ne yorgunluk, güzel geçti doğrusu… Dün hava nispeten daha iyiydi…  Ben de rahat giyinmek istedim, bir önceki günde olduğu gibi topukla kısa etekle uğraşmadan özgür takılmayı tercih ettim… Kristal Vitrin’in en güzel parçalarından olan bu otantik elbisemi giydim… Öyle rahat ki bu yaz bir kaç defa daha giyeceğimi anladım… Ayaklarımı da rahat ettirdim, taşlı terliklerimi giydim, çantam “Vakko” … Küpelerim ise Dubai’den balayında aldığım ve ne sarısının gittiği ne taşının düştüğü ultra kaliteli bir set… Biraz alışveriş, biraz kahve keyfi, biraz İstanbul manzarası derken yine oldu akşam ve gün bitti… Tatile gidemeyenler için aslında İstanbul tam da böyle tenhalaşmaya başlamışken yapacak o kadar çok şey var ki dostlar, bunu da ayrı bir yazıda toparlayacağım inşallah … :)

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

4 Yorum

Yağmura Rağmen Deli gibi Direnen Bayan Temmuz :) …

Çok fazla yağmur yağmasına rağmen hatta evden arabaya kadar farklı ayakkabılarla ancak gidebilecek olan ben ısrar ve inatla Temmuz’a yakışır bir kombin giydim… Beyaz eteğim Next … Ayakkabılarım Nine West … Bluzum Altıyol Merdiven altı … Çantam arşivimden… Bolerom canım anneciğimin hediyesi Mango … Bileziklerim Yargıcı … Kemer çooook eski… Kolyem canım eşimin hediyesi… Saçları da biraz klasik toplayınca çıtı pıtı oldu … :)

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

4 Yorum

Kahverenginin Şıklığı…

Bu kombinimde yine kendi koleksiyonum olan Kristal Vitrin’den olan yazlık şirin mi şirin bir elbisem mevcut… Göğüs kısmı örgü, tiril tiril elbisemi toplu saçla tercih ettim… Küpelerim de eskidir baya… Ayaklarımdaki kahve turuncu takunya stili terlikler ise C H A R L E S & K E I T H


Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

Yorum Yok / Yorum Yap

Klasik ve Ağır Bir Stilde Giriş ve Hol Dekorasyonu…

Herkesin zevkine göre evlerinin girişleri de aynı havaya bürünür mutlaka, kimileri girişleri hiç kale almazken bazıları da daha ilk adımdan hissettirir dekorasyon anlayışını… Ben küçüklüğümden beri klasik tarzı benimseyerek büyüdüğüm için evim de belki yaşıma göre biraz daha şatafatlı ama inanın çok seviyorum… Klasik ve ağır stili benimseyenler için kendi evimin girişini ve giriş holünü sizlerle paylaşmak istedim, umarım bir fikir verebilmişimdir… Girişte “Tırnak” olarak tabir edilen duvara yaslanan zarif bir konsol, ayna ve iskemle üçlüsünü kullanabilirsiniz… Benim ayna dışındaki iki parça aile yadigarı antikadır, ben de havayı tamamlamak adına üzerine gümüş varaklı bir ayna kullanmayı tercih ettim, klasikliği biraz olsun aralamak amacıyla halıda modern bir seçim yaptım ve Ikea’ya başvurdum… Ayaklı klasik askı eşimin çok sevdiği bir parça ben de onun üzerinde şapkalarımı sergiliyorum, onun hemen yanındaki ahşab ayna ise biricik arkadaşım Stildirektörü Eda’nın hediyesi… Çiçekli kalp kapı süsü Paşabahçe, şemsiyelik ise yine aile yadigarı… Ayrıca hemen salon girişiyle mutfak girişi arasına yerleştirdiğim klasik kollu iskemle ise elbette yine ailemden… Merdiven altı portmanto olarak dizayn edilmiş ve çok kullanışlı… Ben de biraz olsun hareket katmak adına, merdivene altın rengi boncuk ve yine Ikea’dan aldığım yıldız aydınlatmaları astım… Kelebekler ise çok sevdiğim parçalar… İşte böyle sevgili yaşamstilciler … Tırnağın üzerine antika şamdanlar yerleştirdim, eşimle düğün resmimizi sergiledim, altın rengi istiridyeler Beymen Home, eflatun porselen kutucuklar ve tabak yine aileden antika… Küçük gelin damat heykelciğinin ise inanılmaz bir hikayesi var, Sultanahmet tarafında yıllar önce enerji ile ilgili bir ritüel vardı, oraya gittiğimde dileklerimin arasında düzgün bir evlilik vardı ve o niyetle bu heykelciği alıp dileğimi dilemiştim, Allah babaya çok teşekkür ediyorum ki gönlümden geçeni bana fazlasıyla kısmet etti… Hemen kapının yanına yerleştirdiğim mumluklar ise sevgili arkadaşlarımın ev hediyeleri, sepet içinde silikon güllerle de görünümü tamamladım, kapıya asılı olan Fatma’nın eli ise babamın bana hediyesi… Hem sevdiğiniz anılarınızla, hem de şık parçalarla girişinizi dekorasyon anlayışınıza göre dizayn edebilirsiniz…

Paylaşın:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogosphere News
  • email
  • Live
  • Print
  • Technorati
  • TwitThis

2 Yorum

Follow my blog with bloglovin